Öğrenciler Fark Yaratmayı Öğreniyor
"Originally published (6/3/08) © Edutopia.org; The George Lucas Educational Foundation."
"Kaliteli eğitim müfredatı, çocukları gerçekten düşünmeye zorlamalı, onları içinde bulundukları güvenli alanın dışarısına çıkarmalı, yeni tecrübeler edinmelerini sağlamalı, soru sormalarını sağlamalı ve sordukları soruların cevaplarını bulabilmeli" düşüncesinden yola çıkarak öğrencilerin yaptıkları çalışmalara örnekler.
EdutopiaDevlet Eğitiminde Ne Yapılabilir
"Düğmeyi Açmak"ASCEND Okulu : Oakland, California
-Bugün, çalışmalarımıza nükleer silahlar, atom ve kimya üzerinde başlayacağız
-ve neden bu ilmi konuların çalışılmasının önemli olduğunun üzerinde biraz duracağız.
Oakland Kaliforniya yakınlarında, Fruitvale yerleşkesinde bulunan ASCEND Okulunda
çarpıcı bir eğitim deneyi yapılmaktadır.
-Evet, şimdi bu fotoğraflardan her birine bakarken hissettiğiniz
-duygu ve düşüncelerinizi sizden yazmanızı isteyeceğim.
Kaliteli eğitim, müfredatı çocukları zorlayan eğitimdir.
Onları her zaman güvenlik veya rahat içerisinde hissettiren veya başarılı kılan değil.
Bunun huzursuz hissetmelerine sebep olması, çocukları gerçekten düşünmeye zorlaması, rahatlarını bozması,
yeni tecrübeler edinmelerini sağlaması,
soru sormalarını ve cevap almalarını sağlaması gerekiyor.
Hayatın bir cevap değil sorunun kendisi olduğunu anlamaları gerekiyor.
Bazı kişilerin 7. Sınıf öğrencilerin bu görüntülere bakmamaları gerektiğini,
onların daha çok küçük olduklarını söyleyebileceklerini düşünüyorum ama ben aynı fikirde değilim.
3. sınıf öğrencilerinin oynadıkları video oyunlarına baktığımızda
bunların ne denli canlı olduklarını düşünüyorum.
Bu okula ilk geldiğim gün, öğle arasında yeni öğrencilerimden birisi yanıma geldi
ve bana “Keiko, birisinin öldürüldüğünü hiç gördün mü?” diye sordu.
Ve dedim ki, evet, aslında birisinin vurulduğunu gördüm.
O da sanki küçümseyerek dedi ki “Ben 11 kişinin vurulduğunu gördüm”.
Dolayısıyla, çocuklarımız, bildiğiniz gibi, yaşamlarında çok ciddi konularla baş etmeye çalışıyorlar.
Şiddet, kalabalık sınıflar, düşük sınav sonuçları ve düşük beklentiler gibi ağır konular
işte bu Oakland yerleşkesinde yaşayan velileri çocukları için daha iyisini istemeye sevk etti.
Bu onların çocuğunun geleceği ve biz, veliler olarak,
okul ile daha fazla ilgilendiğimiz takdirde nasıl bir fark yaratabileceğimizi görmek zorundayız.
Burada kanımca velilerin kendi çocukları için
başkalarının karar vermesine izin veremeyeceklerini anlamaları büyük önem taşımakta.
Kar amacı gütmeyen Oakland bölgesi kuruluşlarının da yardımı ile bir grup veli
okul yönetim kurulunda lobi çalışması yaparak yuvadan başlayıp
8. sınıfa kadar eğitim veren 200 öğrencilik yeni bir okul istediler.
2001 sonbahar öğretim yılında açılacak beş yeni okuldan bir tanesi de ASCEND.
Ve okulun ismi Mükemmelliğin Yeşertilmesi, Çeşitliliğin Beslenmesi kelimelerinin baş harflerinden oluşuyor.
Gerçekten de biz devlet okullarında reform yapıyoruz.
Ve düşünüyorum ki doğru yönde bir adım atmış bulunuyoruz.
Reform gayreti içerisinde yer alan ana olgulardan bir tanesi keşif alanı öğrenme kavramı;
öğrencilerin tek bir konuda derinlemesine çalışma yapmasını destekleyen bir yöntem.
-Böylelikle her şey kesinlikle değiştirilemez değil.
Öğrenciler yılda iki kez öğretmenleri ile bir araya gelir
ve onların birkaç ay üzerlerinde çalışabilecekleri bir soru veya bir sorgu ile ilgili olarak çalışırlar.
Matematik, fen ve İngilizce çalışmalarının yanı sıra yerel sanatçıların da yardımı ile
kendilerini sanat çalışmaları, dans, video, drama veya müzik ile açığa vurma olanağını elde ederler.
Tek bir konuda derinlemesine çalışma yapma işlevi
7. sınıflarda bir savaşın çalışması ile ilgili olabileceği gibi
1. sınıf öğrencileri için kurbağalar üzerine yoğunlaşma olabilir.
-Bu yeşil deliğin adı solunum deliğidir.
Bir konuya cidden eğilir derinlemesine çalışırsanız, konuya gerçekten bağlanmış olursunuz
ve 1. sınıflarda bir kurbağa ile ilgili olarak gördükleriniz gerçekten bağlılıktır.
Çocuklar, gerçekten ama gerçekten kurbağalardan hoşlanırlar.
Bu bağlanma, çocukların 2 gün kurbağaları ve 2 gün sürüngenleri çalışması ile
aynı derinliği sağlayamayabilirdi.
-Bir kurbanın dilini çıkarmasını sağladık.
-Pek çok kimse dili istedi, kimse yaptıramadı
-Ama ben yaptım.
ASCEND’in 7. Sınıf öğrencileri fen derslerinde AIDS’in etkilerini araştırıyorlar.
-Bu kendini beğenmişliğe inanabiliyor musunuz? Bizi durdurabileceklerini düşünüyorlar.
-Hiçbir şey bizi durduramaz.
Sorumuz, AIDS’in bizi fiziksel ve sosyal açılardan nasıl etkilediği idi.
HIV virüsüne sahip çocukların hikâyelerini okuduk, bağışıklık sistemini öğrendik,
HIV pozitif insanların yaşadığı bir evi ziyaret ettik.
-Bu ev, HIV AIDS virüsü olan ve evi olmayan insanlar için yapılmış.
Öğrenciler AIDS ile yaşayan 5 kişi ile tanışma fırsatı buldular.
Ve onların hikâyelerini dinlediler ve film yapımına başladık.
Aslında tüm filmi bir hafta içerisinde çektik.
Bir grup etrafa yayıldı ve "Bu sahneleri şimdi nerede çekeceğiz?
"Bu insanlarla nasıl temas geçeceğiz?" telaşı içerisindeydi.
Çocuklar bu lojistik organizasyon işlerinin bir parçası idi.
Ve bu iş onları sardı.
- Senin içler acısı bağışıklık sisteminden korkacağımı mı sanıyorsun?
Onların fen bilgisini, önemli bir konu içeriğinde nasıl öğrendiklerini görmek
benim için inanılmaz derecede heyecan vericiydi.
- Sen çılgınsın. Sana asla yardım etmeyeceğim.
- Evet edeceksin. Görüyor musun, sen benim barınağım olacaksın. İçine girip çekirdeğini kaçıracağım.
AIDS konusundan sonra, 7. Sınıf öğrencileri kendilerini Irak’ta ki savaşa verdiler.
Ocak ayı içerisinde sona eren, geçtiğimiz yarıyıl sonunda,
öğrencilere bir anket vererek onlara tarih dersinde hangi konu ve temaları daha fazla işlemek istediklerini sordum.
Sonuçlara göre çocuklar İslamiyet hakkında çalışma yapmak istiyorlardı,
Orta Doğu üzerinde çalışmak istiyorlardı ve savaş ile ilgili konular üzerinde çalışmak istiyorlardı.
Ve bunu yapabilmek için, çocuklar çoklu katılıma sahip olunması gerektiğini hemen fark ettiler.
Ve duymak istediğimiz katılımlar arasında Irak halkının ve Iraklı çocukların sesi vardı.
Ve böylelikle çocuklar e-posta ile Bağdat’ta mektup arkadaşları edindiler.
- Sevgili Mr. Luis. Biz barışı seven bir halkız ve işgali durdurmak istiyoruz. Savaşa hayır, barışa evet.
-Sevgili Joanna. Senden haber gelmesi beni çok heyecanlandırdı.
-Ben gerçekten bu savaşı istemiyorum, çünkü çok zarar veriyor.
-Ne istiyorlar? Petrolümüzü mü? Zaten onların değil ki.
Neredeyse oraya yürüyüp gidecektik, öylesine bir birikim oluştu.
Gerilimin artığını hissediyorsunuz ve bunu ilk elden gerçekleştiriyorsunuz.
Yani ana kaynaktan. Bu çocukların Irak hakkında bilgi edinmesi için çok parlak bir yöntem.
- Orada bizi düşünenlerin olduğunu bilmek beni gerçekten rahatlattı.
20 Mart, 2003
-Değerli vatandaşlarım. Şu anda Amerikan ve Polonya kuvvetleri Irak’ı silahsızlandırmak,
-halkını özgür kılmak ve dünyayı büyük bir tehlikeden korumak amacı ile askeri operasyon başlatmış bulunmaktadır.
Savaş başlar başlamaz, doğal olarak akla gelebilecek soruları sormaya başladılar.
"Bütün haberleri izliyoruz ama çocuklarla ilgili haber yok."
"Yazışma arkadaşlarımıza ne oldu? Onlar iyi mi?"
"Gökyüzünde bilinmeyen ışıklar var ama bu bombalar nereye düşüyor?"
"Benim arkadaşlarımın üzerine mi düşüyor?"
-Bu sabah saat 9’da pazar yerinde toplanarak Iraklı çocukların resimlerini taşıdılar.
-Bugün, yaptıkları yürüyüşün hislerini açıklamak için yapıldığını
-ve savaşa karşı bir yürüyüş OLMADIĞINI söylüyorlar.
-Ben çocuklara her şeyin siyah ve beyaz olmadığını söyledim. Onların karmaşık duyguları var.
-Kafaları karıştı, mutsuzlar, çaresizler ve insanlar çocukları dinlemedikleri için kendilerini güçsüz hissediyorlar.
Ve arkadaşlarını merak ediyorlar.
-Bence bu savaşa girmemeliydik, çünkü Irak zaten fakir durumda.
-Nüfusun yarısı çocuk. Dolayısı ile aslında büyüklerden çok çocuklar bombalanıyor.
Bu yürüyüş gerçekten harikaydı çünkü sessizdi, sadece posterler vardı.
Sonra bir adam geldi ve dedi ki "ülkene geri git, neden burada yürüyorsun? Zaten bu ülkeden değilsin ki”
Ve gerçekten kötü hissetim, çünkü burası benim gerçekten vatanım.
Bunun beni küçük düşürdüğünü hissettim.
Ama inanıyorum ki bunu küçük çocukları korkutmak
ve onların ne hissettiklerini söylemelerini engellemek amacı ile yapıyorlar.
7. sınıf öğrencilerinin barışçıl protestosu dünya çapında CNN’den NBC Today’e kadar medyada haber oldu.
-Huber, arkadaşlarını merak ediyor musun?
-Eğer onlar öldüyse bu gerçekten çok acı.
-Bu nedenle ne yapacağımı bilemiyorum. Kafam gerçekten karışık.
-Carina, savaşa karşı yapılan protesto ile ilgili olarak bazı tepkiler gerçekten olumlu değildi.
-Aslında pek çok yetişkin,
-öğrencilerin büyükler adına piyon olarak kullanıldıklarını düşündüklerini söylediler.
-Gerçekten böyle mi? Bu insanlara nasıl bir cevap verebilirsin?
-Bu insanlar gerçekten yanlış düşünüyor, çünkü hepimizin kendi aklı var.
-Eğer öğretmenlerimizin bizi bunu yapmaya zorladığını düşünüyorlarsa, öğretmenlerimiz bizi zorlamadı.
-Bazı öğrenciler gitmek istemediler ama ben gerçekten istedim çünkü sesimin duyulmasını istedim.
-Anladım. Carina, bize katıldığın için sana çok teşekkür ederim.
Medyaya konu olan öğrenciler,
savaşın yazılı basın ve televizyonda nasıl yer aldığı konusu üzerinde de çalışarak yeni açılımlar elde ettiler.
-Burada bir soru listesi var.
-Bunların hepsi her fotoğraf için geçerli değil ama bu fotoğrafta kendini kime benzetiyorsun?
-Ve kime karşı empati hissediyorsun?
-Iraklı sivile.
-Iraklı sivil. Başka ne tip şeyler düşünebileceğini düşünür müsün?
-Bu resme baktığınızda asker için üzüldüğümü hissediyorum
-ve bu bir çeşit savaş için destek verme hissi uyandırıyor.
-Ama bu resme baktığınızda da Iraklı sivil için üzülüyorsunuz
-ve savaşın gereksiz olduğunu düşünüyorsunuz.
-Bu gerçekten tartışmaya açık.
Okul dönemi sonunda 7. Sınıf öğrencileri velilerine Irak’ta ki savaşla ilgili olarak bir gece dersi verdiler.
-Amerika Birleşik Devletleri, Birleşmiş Milletlerden savaş için onay almadı.
Veliler için bu gerçekten çocuklarının savaş hakkında ne kadar çok şey öğrendiklerini görmeleri
ve konu hakkında bilgi sahibi olmaları için bir fırsat oldu.
-Biz bunun üzerinde uzun süredir çalışıyorduk
-ve onların aldığı eğitim bizimkine benzemiyor ve bir sürü şey öğrendiler.
Akademik olarak bu okulların nasıl bir değişiklik getirdiğini görmeye başlıyoruz.
Bizim Stanford 9 test sonuçlarımız diğer tüm okullarla beraber yeni geldi,
bizim okulumuz ve bazı küçük okullar çarpıcı ilerleme kaydetti.
7. sınıfların gezisinin son durağı, öğrencilerin bir barış CD’si kaydederek
satıştan elde edecekleri geliri mektup arkadaşlarına gönderecekleri, Berkley'de bulunan Fantasy Stüdyoları idi.
Savaşın başlangıcında müzisyenimiz Sarah ile çalışmaya başlayarak barış şarkıları söyledik
ve şarkıları söylemeye başladığımızda bize rahatlık sağladı;
tüm çekilen sıkıntıların ortasında şarkı söyleyebiliyor, güzel bir şey ortaya koyabiliyor
ve duygularımızı bu yolla açığa vurabiliyorduk.
Ben hepimizin içinde bir düğme olduğunu düşünüyorum;
bir şey sizi aniden sadece öğrenmeniz için değil aynı zamanda düşünmeniz için uyandırıyor.
Ben bizim 7. Sınıfların düşünür olduğunu hissediyorum.
Düğme açık.
Kendilerini değişiklik yapan kişiler olarak düşünüyorlar, sesleri olan, güçleri olan,
düşüncelerini açıkça ifade edebilen ve saygı duyulan kişiler oldular.
Birdenbire bu büyük sıçramayı yaptılar
ve derinlemesine düşünen, eleştiren ve yansıtan güçlü düşünürler oldular.
Uygulanan bu müfredat onların düğmelerini açtı.
Kendi çocuğuma bakıyorum ve diyorum ki bu çocuk başka bir okulda olsaydı çoktan atılırdı.
Arkadaşlarının önünde bu şekilde asla şarkı söyleyemezdi.
Onlar, hayatları boyunca hatırlayacakları şeyleri öğreniyorlar. Çok motive oldular.
Bu çocuklar ilerde üniversiteye gidecek. Bu sebeple ben öğretmenim.
Ve başka bir yerde de öğretmen olamazdım çünkü burada olanlar başka yerde olmuyor.
Biliyor musunuz, olmasını kafamda canlandırdığım ve ümit ettiğim her şey burada oluyor
ve bu her şeye değer...
Devlet okullarında nelerin olabileceği konusunda daha fazla bilgi almak için edutopia.org sitesini ziyaret edin.
Prodüktör, Yazar ve DirektörKEN ELLIS
© 2003 George Lucas Eğitim VakfıTüm hakları saklıdır.


Yeni yorum ekle
"Yeni Yorum Ekle" butonuna tıklayarak ilk yorumu yazan siz olabilirsiniz.