Vitamin Öğretmen Portalı

Portalı aktif kullanabilmek için giriş yapmalısınız.

13 Eylül Sakarya Zaferi

Ankara’da hastaneler dolup taşıyor, yaralılar çevre illerdeki hastanelere sevkediliyor. 5 bin 700 şehit, 17 bin 700 yaralı, 415 tutsak ve 9 şehit alay komutanı... Bu bilanço, 1921 tarihli Sakarya Meydan Savaşı’nın, büyük bir zafere giden yolda kayıplarımızın bilançosu. Peki, ne idi Millet Meclisi’ni kurmuş, Cumhuriyet’e doğru adım adım ilerleyen bir milletin evlatlarını kıyan bu savaşın sebebi?..

Savaştan, kandan yorgun düşmüş Anadolu toprakları yine, ikinci kez İnönü’de yenik düşen Yunan’ın tacizine maruz kalmıştı. Kuvvetlerini hatırı sayılır derecede artıran Yunan orduları, Ankara’ya hareket etmişti. Amaç, Türk’e Sevr’i kabul ettirmekti. Yunan ordusunun zaferi halinde, TBMM Sevr Antlaşması’na imza atmak durumunda kalacaktı.

Biz burada, tarihin akışını değiştirmiş olaylar, geçmişten çıkarılacak dersler, unutulmaması, belki her dönem tekrar yorumlanması gereken toplumsal olgularla örülebilecek bir düşünme ve öğrenme modeline kapı açan bir yapı sunmaya çalıştık.

Türk ordusu, Kütahya ve Eskişehir Muharebelerinden yara almış durumda idi. Mustafa Kemal Paşa, TBMM Reisi unvanı ile Batı Cephesi Karargahına gelerek, birliklerin Sakarya nehrinin doğusuna çekilip, buradan savunma yapmasını uygun görmüştü. Çünkü onun ileri askeri tecrübesinde, savunma yani müdafaa için belli hatlar yoktu. Müdafaa, vatan toprağının her bir köşesinden yapılabilirdi.

'Hatt-ı müdafaa yoktur; sath-ı müdafaa vardır!'

İşte meşhur, ‘Hatt-ı müdafaa yoktur; sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır’ emri, Mustafa Kemal Paşa tarafından TBBM’de, bu mücadele için dile getirilmiş, böylece, savaş stratejisi de belirlenmişti. Paşa’nın öngörüsüne göre, muharebe alanı ne kadar geniş tutulursa, Yunan kuvvetleri o kadar dağılacaktı. Ayrıca birliklerimiz, taarruza maruz kalmaktan kurtulacak ve Sakarya nehrinin doğusunda, yeniden düzenlenerek savunma gücünü artırmış olacaktı.

Nitekim, Mustafa Kemal’in uygun gördüğü bu mesafeli konuşlanma, Yunan birliklerinin mevzilerini genişletmek zorunda kalmasına, ulaşım ve ikmal koşullarını zorlayacağı bir arazide çarpışmasına, dolayısıyla yıpranmasına neden olmuştu.

Yunan ordusunun bir kısmı Sakarya nehrinin doğusuna konuşlanan kuvvetlere, bir kısmı ise Haymana yönündeki kuvvetlere karşı kuşatma ve saldırılarda bulundu ancak beklediği sonuca ulaşamadı. 23 Ağustos'tan 13 Eylül'e kadar, geceli gündüzlü aralıksız devam eden bu zorlu muharebenin sonunda ise mağlup bir şekilde cepheyi terk etmek zorunda kaldı. Ardında, 15 bin ölü, 25 bin kadar yaralı bırakarak...

Kaça kaç başlamıştı?

Sakarya Meydan Savaşı başlarken, tarafların güçleri şu şekilde idi:

  • Yunan birliklerinin 120 bin erine karşılık, bizim 96 bin 326 erimiz
  • Yunan birliklerinin 3 bin 780 subayına karşılık, bizim 5 bin 401 subayımız
  • Yunan birliklerinin 57 bin tüfeğine karşılık, bizim 54 bin 572 tüfeğimiz
  • Yunan birliklerinin 2 bin 768 makineli tüfeğine karşılık, bizim 825 makineli tüfeğimiz
  • Yunan birliklerinin 386 topuna karşılık, bizim 196 topumuz
  • Yunan birliklerinin bin 350 kılıcına karşılık, bizim bin 309 kılıcımız
  • Yunan birliklerinin 3 bin 800 hayvanına karşılık, bizim 32 bin 137 hayvanımız
  • Yunan birliklerinin 840 kamyonuna karşılık, bizim bin 284 arabamız ve
  • Yunan birliklerinin 18 uçağına karşılık, bizim 2 uçağımız vardı.


Vitamin Öğretmen


 



Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık unvanının verilmesi...

Sakarya gerisine çekilme, halkın maneviyatı üzerinde ciddi bir sarsıntı oluşturmuş, Meclis'te de bunun belirtileri ortaya çıkmıştı. Mustafa Kemal Paşa'nın muhalifleri; 'Ordu nereye gidiyor, millet nereye götürülüyor? Bu hareketin elbette bir sorumlusu vardır, o nerededir? Bu çok acı veren durumun ve yürekler acısı görünümün gerçek sorumlusunu ordunun başında görmek isterdik' diyerek Mustafa Kemal Paşa'ya dil uzatmaya başladılar.

Büyük Millet Meclisi'nde ve dışarıda, son çare ve son tedbir olarak Mustafa Kemal Paşa'nın ordunun başına geçmesinde fayda umulduğu yolunda bir kanaat oluştu. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa, 4 Ağustos 1921'de Büyük Millet Meclisi'ne verdiği bir önerge ile Başkumandanlığı kabul ettiğini bildirdi ancak Meclis'in elindeki yetkileri de fiilen kullanmayı talep etti. Bu önerge üzerine Mustafa Kemal Paşa'nın muhalifleri, kendisine Başkomutan unvanını ve Meclis'in yetkilerini kullanma hakkını önce vermek istemediler. Ancak unvan ve yetki, 5 Ağustos 1921 tarihli kanunla tanındı.

Mustafa Kemal Paşa, 12 Ağustos 1921'de Polatlı'daki Cephe Karargahına giderek ordunun başına geçti. Cephede teftiş yaparken, attan düşerek birkaç kaburga kemiğini kırdı. Savaşı cephede yaralı ve kaburga kemiği sarılı bir şekilde idare etmek zorunda kaldı. (http://www.ataturk.net/mmuc/sakarya.html)

 



"Gazi" Mustafa Kemal

Sakarya Meydan Savaşı sonucu, askeri harekat yön değiştirmiştir. Sakarya, geri çekilme ve gerilemenin durdurulduğu, ileri gidişin başladığı noktayı oluşturmuştur. Sakarya Zaferi, bütün memlekette günlerce süren coşkun sevinç gösterilerine ve heyecanlı kutlamalara vesile oldu. Meclis, 19 Eylül 1921'de kabul edilen bir kanunla, Türk Milletinin bir şükranı olarak Mustafa Kemal Paşa'ya Mareşallik rütbesi ve Gazilik unvanını verdi.

Sakarya Zaferi, dış ilişkilerimizde durumumuzun düzeltilmesine ve itibarımızın artmasına yardımcı oldu. 9 Haziran 1921'den beri Ankara'da Fransız temsilci Franklin Bouillon'la görüşmeler yapılmaktaydı. Bu görüşmeler, Sakarya Zaferinden sonra, 20 Ekim 1921'de Ankara'da olumlu bir şekilde sonuçlanarak, Ankara İtilafnamesi adıyla tarihe geçen bir antlaşmayla noktalandı. Sakarya zaferi, askerlik ve politika bakımından da Kurtuluş Mücadelemizin önemli bir merhalesi oldu. Yunan ordusunun taarruz kabiliyeti kırıldı. (http://www.ataturk.net/mmuc/sakarya.html)

 



Sakarya Zaferi ile ilgili etkinlik önerisi

Türk'ün Ateşle İmtihan Rotası, Mehmetçik Yolu

Milli Mücadelemizin en önemli aşamalarından olan Sakarya Meydan Muharebesi'ne sahne olmuş yerler, Polatlı'dan yola çıkılarak gezilebilir.

Yurdun dört bir yanındaki imkanı olan okullar, öğrencilerini bir Mehmetçik Yolu gezisine çıkararak, Alagöz’de bulunan Başkomutanlık Karargah Müzesi ile Malıköy’deki Malıköy Tren İstasyonu Müzesini, Polatlı merkezinde bulunan Sakarya Şehitliği ile Sakarya Şehitleri Anıtını, rotanın sonunda ise cephe hattını ve düşmandan geri alınan ilk yerler olan Duatepe ve Kartaltepe’yi gezdirebilirler.

Söz konusu yerler ile ilgili, sınıfta fotoğraflı bir anlatım yapmak isteyen öğretmenlerimiz için önerilen linkler ise...

Başkomutanlık Karargah Müzesi için bkz.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Alag%C3%B6z_Kararg%C3%A2h_M%C3%BCzesi

Malıköy Tren İstasyonu Müzesi için bkz.
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=78652

Sakarya Şehitliği ile Sakarya Şehitleri Anıtı için bkz.
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=82018

Duatepe için bkz.
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=380081

Kartaltepe için bkz.
http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=Detay&ArticleID=892182&Date=06.08.2008&CategoryID=77

 



Sakarya Zaferi ile ilgili video önerisi

  • Timur Özkan tarafından hazırlanan, Mehmetçik Yolu adlı video.
  • Sakarya Türküsü, Necip Fazıl Kısakürek
    http://video.google.com/videoplay?docid=6978091794365330827#
  •  



    Sakarya Zaferi ile ilgili kitap önerisi

  • Türk'ün Ateşle İmtihanı, Halide Edip Adıvar
  • Sakarya Meydan Savaşı, Ceyhun Atuf Kansu
    http://www.idefix.com/kitap/sakarya-meydan-savasi-ceyhun-atuf-kansu/tanim.asp?sid=MY2494OTTS3EO35G02XW
  •  



    Sakarya Zaferi ile ilgili film önerisi

    Vurun Kahpeye, Yönetmen: Ö. Lütfi Akad
    Türü: Dram/Savaş
    Eser: Halide Edip Adıvar

    1949 yapımı sinema filminde Aliye Öğretmen'i Sezer Sezin, düşman subayını Temel Karamahmut, Hacı Fettah'ı Settar Körmükçü ve Tosun'u Kemal Tanrıöver oynar.

    Ülke işgal altındadır. Öğretmen okulundan yeni mezun olmuş İstanbullu idealist Aliye Öğretmen, bir Anadolu kasabasına atanır. Kasabayı benimseyeceğine, çocuklara bir ışık, bir anne olacağına ve hiçbir şeyden korkmayacağına dair söz veren genç öğretmen, Milli Mücadele'ye destek olur ve çeşitli faaliyetlere katılır.

    Bunu tasvip etmeyen yobaz Haccı Fettah, din ve namusu bahane ederek Aliye'ye iftira atar, tüm kasaba ona inanır ve genç öğretmen idealleri, savunduğu düşünce uğruna linç edilir.

    Halide Edip Adıvar'ın aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlanan film, Lütfi Akad'ın yönettiği ilk film olma özelliğini taşırken, romanın üç uyarlaması içinden en başarılısı olarak görülüyor.

     



    Sakarya Zaferi ile ilgili şiir/marş önerisi

    Sakarya Marşı
    Hürmet sana ey şan dolu sancağım
    Baştan başa arza hakim ol şanım
    Türk Ordusu, Türk Ordusu sayende
    Sakarya'da kurtuldu şan otağım
    Dünyalara bedeldir mah cemalin
    Allah'ıma emanettir Kemal'im
    O sevimli yüzün asla solmasın
    Hiçbir vakit kalbin yasla dolmasın
    Ey mert asker durma ileri
    Vatanında bir tek düşman kalmasın
    Dünyalara bedeldir mah cemalin
    Allah'ıma emanettir Kemal'im

    Sakarya Meydan Muharebesi zaferle sonuçlandıktan sonra besteci Giritli Ahmet Cemalettin, bu marşı besteleyerek, zaferi müzikle ebedileştirmiştir.

    (http://www.tsk.tr/8_TARIHTEN_KESITLER/8_8_Turk_Tarihinde_Onemli_Gunler/Sakarya_Meydan_Muharebesi/Sakarya_Meydan_Muharebesi.htm)

     



    Sakarya Zaferi ile ilgili Vitamin uygulamaları

    4. Sınıf Sosyal Bilgiler'de Ara: Milli Mücadele Yıllarında Ülkemiz

     

    Yukarıda önerdiğimiz içeriğin tümünü bilgisayarınıza indirmek ve çıktısını almak için tıklayınız.