Öğretim Takvimi
İşte üç 'sıra dışı' eğitimci

İşte üç 'sıra dışı' eğitimci

19.12.2017-

 

İngiliz Varkey Vakfı, 2015’ten beri dünyanın en iyi öğretmenlerini ödüllendiriyor. Yaptıkları faaliyetlerle öğrencilerinin hayatlarında büyük değişimler yaratan dünyanın en iyi eğitimcilerinin sıra dışı hikayelerini derledik.

 

Onursal başkanlığını ABD eski başkanı Bill Clinton’ın yaptığı İngiliz Varkey Vakfı, öğrencilerinin hayatlarını etkileyen dünyanın en iyi öğretmenlerini seçiyor. Alanında en önemlisi olarak kabul edilen ‘Küresel Öğretmen Ödülü’ 2015 yılından beri veriliyor. Önce dünya çapından 50 yarı finalist belirleniyor, ardından 10 isim finale kalmaya hak kazanıyor. Yılın en iyi öğretmeni ise Dubai’de düzenlenen ‘Dünya Eğitim ve Beceriler Forumu’nda açıklanıyor. Şimdiye kadar ‘Küresel Öğretmen Ödülü’nü alan üç eğitimci ile birlikte finale kalmayı başaran diğer öğretmenlerin hikayelerini derledik.

 

KUZEYDE İNTİHARLA MÜCADELE

Maggie MacDonnell (Kanada - 2017)

Maggie MacDonnell, bu yılki ödülün sahibi Kanadalı eğitimci. Ülkenin kuzeyinde İnuitlerin özerk bölgesi Nunavik’te nüfusu 2 bini bulmayan bir kasabada görev yapıyor. Ancak başarılı eğitimcinin hikâyesi, görev yaptığı yerde kış mevsiminde hava sıcaklığının eksi 25 dereceye düşmesi ya da coğrafi zorluklarla sınırlı değil. Peki, Kanadalı öğretmen neden geçen yıl ‘Küresel öğretmen Ödülü’nü kazandı? Kız çocukları için hayata geçirdiği ‘yaşam becerisi’ programı sayesinde yöredeki çocukların okula katılımını beş kat artırmayı başardı. Aşçılık eğitimi alan kızların bölgedeki ihtiyaç sahiplerine her gün sıcak yemek hazırladığı bir program için Kanada hükümetinden 30 bin dolar fon sağladı. Lise öğrencisi kızların kreşlerde çalışarak erken çocukluk gelişimi ve eğitimi hakkında bilgi ve tecrübe kazanmasına imkân tanıdı. Girişimleri bununla sınırlı kalmadı. Kasabada gençler arasında yaygın olan intihara karşı verdiği mücadeleyle dünyanın da dikkatini çekti. Gençlerin intihara sürüklenmemesi için onların yanında yer aldı, dertlerini dinledi. Beden eğitimi öğretmeni olarak görev yaptığı okulda gelişmiş bir spor salonu kurulması için çalıştı. Ödülü kazandıktan sonra Hürriyet’in sorularını yanıtlayan MacDonnell, kazandığı 1 milyon doları eski öğrencilerinin görev alacağı aktif girişimler için harcayacağını, yapılacak projelerin Nunavik gençlerinin hayatında anlamlı bir etki yaratmasını umduğunu söylemişti.

 

ŞİDDETE KARŞI EĞİTİM

Hanan Al Hroub (Filistin - 2016)

2016’da Küresel Öğretmen Ödülü, zor ve acılarla dolu bir coğrafyada her şeye rağmen eğitimin gücüne inanan Hanan Al Hroub’a verildi. Başarılı ortaokul öğretmeni kazandığı ödül kadar, kendi eğitimi adına verdiği mücadeleyle de tüm dünyanın dikkatini çekti. Hroub, Beytüllahim’deki bir Filistin mülteci kampında büyüdü. Kampta şiddet olaylarına maruz kaldı. Fakat bu, kamp sonrasında da bitmedi. Eşi silahlı saldırıya uğradı, üstelik çocukları da bu sırada babalarının yanındaydı. Fakat Hroub, korkarak kendisini öğrencilerinden uzaklaştırmadı, ülkesinde süregelen şiddete karşı eğitimle karşı koyması gerektiğini biliyordu. “Şiddete hayır” sloganıyla, çocuklarının maruz kaldığına benzer olaylarla karşı karşıya kalarak büyük travmalar yaşayan öğrencilere destek sunulmasında büyük rol aldı, onlarla ilgilendi. Öğrencilerin okul içinde güvenliklerinin sağlanması konusunda ilgililerin kapısını çalan Hroub, birçok konferans ve buluşmada ‘okuldaki güvenliğe’ dikkat çekti. ‘Oynuyoruz ve Öğreniyoruz’ adını verdiği bir kitap da yazan başarılı öğretmen, öğrencileriyle karşılıklı güvene ve saygıya dayalı ilişkiler geliştirmeye odaklanıyor.

 

OKUMANIN GÜCÜYLE ÖĞRENCİLERİNİN HAYATLARI DEĞİŞİYOR

Nancie Atwell (ABD - 2015)

Nancie Atwell, ilk ‘Küresel Öğretmen Ödülü’ne layık görülen ABD’li tecrübeli eğitimci. İngilizce alanında lisans eğitimi alan Atwell, başlarda öğretmen olmayı hiç istememiş. Bir okulda iş fırsatı çıkınca şansını deneyebileceğini düşenerek, ders vermeye başlamış. Ancak sınıfa ilk kez adım attığında kendine evinde gibi hisseden Atwell, bugün ABD’de en çok konuşulan eğitimcilerden biri. Özellikle 1990’da Maine Southport’ta kurduğu Öğrenme ve Öğretim Merkezi (CTL) ile etkili sınıf pratiklerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için yaptığı çalışmalar dünya çapında övgü topluyor. Merkez, öğretmenlere bu pratikleri geliştirmeleri için 1 haftalık destek de sunuyor. CTL ayrıca Maine kırsalında yaşayan çocuklara ulaşarak, onların birer dünya vatandaşı olması için çalışmalar da yürütüyor. Bugüne kadar merkezin eğitimine katılan kırsaldaki çocukların yüzde 97’si üniversiteye gitti. CTL’de ayrıca ABD’de 8’inci sınıf düzeyinde okunan yılda sekiz kitaplık ortalamayı 40’a taşıyor. Atwell’in bu başarısının ardında öğretim yönteminin temeline okumayı koyması yatıyor. Öğrencilere istedikleri alanda okuma ve yazmaları için zaman veriyor, geniş bir kütüphane, tartışma ve sıcak bir eğitim ortamı sunuyor. İçlerinden bazıları Harvard Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından önerilen eğitimle ilgili dokuz kitap da yazan deneyimli öğretmen, sadece ABD’ye değil, tüm dünyaya ilham veriyor.

 

ÖDÜL ALAMAYAN AMA FİNALE KALMAYI BAŞARAN DİKKAT ÇEKİCİ HİKAYELER

 

OKULUNU EN İYİ ÜLKENİN EN BAŞARILISI YAPTI

Maarit Rossi (2016 Finalist)

Maarit Rossi, eğitimde dünyanın en iyi ülkelerinden biri olan Finlandiya’nın en başarılı okulunun matematik öğretmeni. 2016’da Küresel Öğretmen Ödülü’nde ilk 10 finalist arasında yer alan Rossi, kurduğu ‘Paths to Math’ platformuyla öğrencilerin sıklıkla çekindiği matematiği daha keyifli hale getiriyor. Derslerinde kendi geliştirdiği bir öğretim yöntemi uyguluyor. Hürriyet’in 2016’da sorularını yanıtlayan Rossi bu metodu şöyle açıklamıştı:

 

ÖĞRENCİLERİME KOÇLUK EDİYORUM

“Öncelikle öğretmen merkezli değil, öğrenci merkezli eğitim veriyorum. Öğrencilerime ne yapacağını söylemek yerine, onlara koçluk ediyor ve tavsiyelerde bulunuyorum. İlgi çekici ve zor problemlere bireysel olarak değil, grup halinde çözümler üretiyorlar. Bu yöntem birkaç ayak üzerinde duruyor. Pratik, disiplinlerarası bir yaklaşım ve yaşamla daha yakın bağlantıları olan bir eğitim. Son olarak, öğrencilere daha anlamlı gelen bir matematik. Matematiği öğrenciler için nasıl anlamlı kıldığımıza dair verebileceğim güzel bir örnek var. 15 yıl önce Fin Kızılhaç örgütüyle çalıştık. Afrika’da bir ülkede yaklaşık 1 milyon insan ülkesini terk etmek zorunda kalmıştı. Bu mülteciler için 11 kamp kuruldu. Kızılhaç, buralara gıda sağlayabilmek için limandan malzeme getiriyordu. Bizim öğrencilerimiz de yardım kampanyalarında görev aldı. Gıda ve sağlık malzemelerinin sayımını yaptılar. Ayrıca ne kadar gıda malzeme ve ilaç gerektiğini de hesaplıyorlardı. Bunun için basit bir matematik yeterli. Fakat bu tecrübe öğrencileri motive etti. Çünkü matematik onlar için anlamlı hale geldi. İnsan hayatını kurtarmadaki işlevini gördüler.

 

YAPABİLDİĞİMİZ TÜM KONULARI GÖRSELLEŞTİRİYORUZ

Öğrenciler matematiği yaparak öğrenmeli. Örneğin ‘Pi’ sayısının nereden geldiğini öğrencilerime öğretmek mi istiyorum? Onlara “Hadi dışarı çıkalım” diyorum. Okulun bahçesinde zemine bir daire çiziyoruz. Öğrenciler içine giriyor ve çapı göstermek için bir doğru çiziyorlar. Ardından bunu ölçüyorlar. Böylelikle öğrenciler ‘Pi’ sayısının nereden geldiğini keşfediyor. Bazen metrik sistemleri değil, ayaklarını ve ellerini kullanıyorlar. Bu insan doğasına çok daha uygun bir öğrenme metodu. Her şeyi değil, ama yapabildiğimiz tüm konuları görselleştiriyoruz. Öğrenciler bu çalışmaları sosyal bir öğrenme ortamında bir arada yapıyor. Böylelikle akranlarıyla iletişim kurarak matematiğin dilini de öğreniyorlar. Çoğu ülkede öğrenciler matematik konuşmuyor. Sessiz bir şekilde işlem yapıyor, problem çözüyor. Matematikle ilgili bir konudan bahsedildiğinde, bu dili bilmedikleri için şaşırabiliyorlar.”

 

‘BEN DE YAPABİLİRİM’

Kiran Bir Sethi (2015 finalist)

Kiran Bir Sethi, Hindistan Ahmedabad’ta kurduğu Riverside Okulu’nda öğretmenlik yapıyor. Lisansını tasarım üzerine tamamlayan Sethi, kendi alanını eğitime taşıyor. Geliştirdiği ‘Değişim için Tasarım’ modeli aralarında Türkiye’nin de yer aldığı birçok ülkede okullarda kullanılıyor. Sethi, Hürriyet’te yer alan söyleşinde çocuklara “Ben yapabilirim” anlayışını kazandıran programı şöyle anlatmıştı:

 

ÖĞRETMENLER SINIFTA YARDIMCI BİR GÖREV ÜSTLENİYOR

“Ben yapabilirim’ anlayışını kazandırmak için 50 ülkede kullanılan ‘Değişim için Tasarım’ programında 4 adım var: Hisset, hayal et, uygula ve paylaş. Öğrenciler çevrelerindeki problemleri önce hissediyor. Ardından çözüm yollarını hayal ediyor. İşe koyuluyor ve bunu paylaşıyor. Bu sayede değişimin mümkün olduğunu ve ‘Yapabilirim’ anlayışını kazanıyorlar. Dünyanın neresinde olduğu fark etmez her çocuk bu adımları takip ettiğinde kendini süper kahraman gibi hissediyor. ‘Ben yapabilirim’ anlayışı da tam bu noktada devreye giriyor. Bu adımları izleyen çocuklar, tasarımlarıyla problemler için çözüm yolları bularak değişim yaratmayı başarıyor. Gençler bu konseptle kendi güçlerinin farkına varıyor ve ben de yapabilirim diyor. Öğrencilerin empati yetenekleri, yaratıcılıkları ve işbirliği becerileri gelişiyor. Bu yaklaşımda öğretmenler sınıfta yardımcı bir görev üsteleniyor.”

 

OKULUNUN YÜZÜNÜ DEĞİŞTİRDİ

Dilek Livaneli (İlk 50)

Samsun Çarşamba’daki Kumköy İlköğretim Okulu’nda sınıf öğretmeni olarak görev yapan Dilek Livaneli 2015’te ilk 50 finalist arasına girmişti. Okulunun fiziki koşullarını değiştirmek için proje başlatan Dilek öğretmen, düzenlediği faaliyetlerle okuldaki çocukları ilk kez tiyatro, sinema, opera ve müzelerle tanıştırdı. Ayrıca öğrencilerin yabancı dil öğrenmesine de katkıda bulundu. Öte yandan, aile bireylerini de önemseyen Livaneli, beslenmeden edebiyata okulun annelerine de eğitim programları hazırlayarak adını Türkiye’ye duyurdu. Dilek Livaneli, 2012’de Milli Eğitim Bakanlığı’nın 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne özel hazırladığı ‘Öğretmenlik Mesleğinde Fark Yaratanlar’ etkinliğinde ‘Yılın Öğretmeni’ ödülüne layık görülmüştü.

 

Nurten Akkuş (2018 yılı için ilk 50 öğretmen arasında)

’BABALARA MASAL ANLATTIRDI’

Ayvacık Anaokulu Müdürü Nurten Akkuş, 2009’da okulda ’Baba bana bir masal anlat’ projesi başlattı. Şu an 81 öğrenci ve 4 öğretmenin görev yaptığı anaokulunun öğrencilerinin babaları haftanın belirli günlerinde okula gelerek çocuklarının bulunduğu sınıflarda masal anlatmaya başladı. Proje hem öğrenciler hem de veliler tarafından büyük beğeni topladı. Çocuk ile baba arasındaki iletişimin güçlendirilmesini de sağlayan uygulama kısa sürede ilgi gördü. Akkuş, hazırladığı proje ile Sabancı Vakfı’nın toplumsal gelişmeye katkıda bulunan ’Sıra dışı kişilerin olağanüstü öykülerini’ anlattığı ’Fark Yaratanlar’ programının yedinci sezonunda fark yaratanlar arasında gösterildi. Ayrıca proje bazı üniversitelerde araştırma konusu olarak işlendi. Zaman içerisinde proje Türkiye genelindeki diğer anaokulu öğretmenlerine de örnek oldu. 8 yıl sonunda bugün ’Baba bana bir masal anlat’ projesi Türkiye’deki 45 ilde uygulanmaya başlandı.

 

OYUNCAK KUMBARASI ILE KÖY COCUKLARI ICIN OYUNCAK TOPLADI

Akkuş, ayrıca 2014 yılında ’Oyuncak kumbarası’ projesi başlattı. Proje kapsamında kumbaralarda toplanan oyuncaklar ihtiyacı olan köylerdeki anaokullarına gönderildi. Yaklaşık 40 anaokuluna oyuncak ve kırtasiye desteği verildi. Proje kapsamında yaklaşık 5 bin oyuncak toplandı. Projeye Samsun’dan ve Türkiye genelinden bir çok kişi ve kurum destek verdi. Veli ve öğrenci iletişimini sağlamak amacıyla, öğretmenler ve eğitim kurumlarının kullanımına ücretsiz olarak sunulan bir sosyal iletişim platformu Classloom, tarafından verilen Eğitimde En İyiler Ödülleri’nde Samsun Ayvacık Anaokulu tarafından uygulanan ’Oyuncak Kumbarası’ projesi en iyi ikinci sosyal sorumluluk projesi seçildi. Öğrencilerini ilk kez müzikal ile tanıştıran, helikopteri yakından görmelerini sağlayan Akkuş, yaptığı projelerle çeşitli kurum ve kuruluşlar tarafından yılın en iyi öğretmeni, yılın en sıra dışı yöneticisi gibi ödüller de kazandı.

 

2018 yılı için belirlenen 50 finalisti görmek için tıklayınız.

 

Kaynak: Hürriyet

Haberle İlgili Yorumlar

Yorum yapabilmek için Giriş yapmalısınız.

Giriş

Bu haber için yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu yazan siz olabilirsiniz.