Öğretim Takvimi
Gelecek Meslekleri için Beceriler

Gelecek Meslekleri için Beceriler

24.07.2017-

 

Gelecekte iş dünyası beklediğiniz gibi bir yer olmayabilir. Hatta sadece birkaç yıl içinde sizden yeni beceri ve bilgiler beklenebilir. Artan iletişim olanakları, sayısallaşan dünya ve akıllı makinelerin yükselişi sektörleri dönüştürürken, geleceğin yeni nesil çalışanlarından beklenilenleri de kökünden değiştiriyor. Peki, 2020’lerde iş dünyasında hangi beceriler ortaya çıkacak? Bu değişime nasıl ayak uydurabiliriz? Cevap bu konuda hazırlanan en kapsamlı raporlardan biri olan ‘Gelecek Meslekleri için Beceriler 2020’de. Phoenix Üniversitesi’ne bağlı olarak çalışmalarını yürüten Gelecek Enstitüsü’nün yakın zamanda yayınladığı ‘Gelecek Meslekleri için Beceriler 2020’ raporunda önümüzdeki 10 yılda iş dünyasında belirleyici olacak 10 beceri ele alınıyor. IBM, Walt Disney, Electronic Arts gibi dünyanın alanlarında önde gelen şirketlerinin yanı sıra Stanford Üniversitesi uzmanlarının desteğiyle hazırlanan raporda, becerilerin değişmesine neden olan altı neden de sıralanıyor.

 

1- Sezme kabiliyeti

Kısaca söylenenlerin ardındaki derin anlamı ve önemi görebilme olarak tanımlanabilir. Bugün makineler ezbere yaptıkları işlerle üretim ve hizmet gibi sektörlerde insanların yerini almış olabilir ancak sezme kabiliyeti henüz bu makinelerin ulaşamayacağı kadar uzak bir beceri. 2020’de makineler iş alanlarında daha fazla söz sahibi oldukça sezme kabiliyeti yüksek insanlar kritik karar verme anlarında ön plana çıkacak. IBM’in süper bilgisayarı ‘Deep Blue’, ünlü satranç ustası Gary Kasparov’u yendiğinde, birçok insan bunu üstün bir düşünme becerisinin işareti olarak yorumlamıştı. Fakat ‘Deep Blue’ saniyede milyonlarca hamle hesaplayabilme özelliği sayesinde kazandı. Bu beceri bizim hayatlarımızı sürdürmek için ihtiyacımız olduğundan çok farklı. Bilgisayar bir insanı belki satranç oyununda yenebilir. Fakat ona “Bugün yüzmek ister misin?” diye sorduğunuzda, buna nasıl yanıt vereceğini bilemez. Bu nedenle sezgiler şimdi olduğu gibi 2020’de de iş dünyasında önemini koruyacak. Bu konuda gerçekten beceriye sahip çalışanlar, her zaman bir adım öne çıkmayı sürdürecek.

 

2- Sosyal zekâ

Sosyal zekâ, diğer insanlarla direkt ve derin bir yolla bağlantıya geçme, onların reaksiyonlarını anlama ve bunlara uyum sağlama becerisi olarak ifade edilebilir. Bugün sosyal ve duygu sahibi robot çalışmalarını çeşitli araştırma laboratuvarlarında görüyoruz. Fakat henüz robotlar, sosyalleşme ve duygularını gösterme açısından oldukça sınırlı becerilere sahip. Sezgi gibi hissetmek de oldukça karmaşık bir süreç ve ürettiğimiz makineler henüz bu denli gelişmiş değil. Sosyal zekâsı yüksek çalışanlar, kendi ve çevrelerindeki duyguları hızlı bir şekilde değerlendirebilir. Buna göre hareket ederek jest ve ses tonlarını ayarlayabilir. Unutmayın, çevremizde çalıştığımız kişiler de duyguları olan insanlar. Bu, işbirlikleri ve güvenilir ilişkiler kurma konusunda sadece 2020’de değil, her zaman anahtar önemde. Ayrıca geniş insan gruplarıyla yapacağınız ortaklıklar için de sosyal zekâya ihtiyacımız var. Otomasyon her geçen gün insanların çalıştığı alanlarda daha çok yer alırken, gelişmiş bir sosyal zekâ makinelere karşı insanlara her zaman avantaj sağlayacak.

 

3- Özgün ve uyarlanabilir düşünme

Düşünme süreçlerinde akılcılığa ve çözüm önerileri sunabilmeye işaret eden bu beceri, 2020’lerde iş dünyasında daha da kritik bir rol oynayacak. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) Prof. Dr. David Autor, son 30 yılda mesleklerin nasıl kutuplaştığını inceledi. Buna göre, orta düzeyde becerilere sahip beyaz ve mavi yakalılar için iş fırsatları azalıyor. Autor’ın çalışması bu düşüşte en büyük payın, rutin işlerdeki otomasyon ve bu zaman zarfında oldukça gelişme kaydeden ‘offshore’ üretim olduğunu gösterdi. Buna karşılık iş fırsatları, teknik ve yönetim gibi alanlarda çalışan yüksek becerilerle donanmış profesyonellerle düşük gelire ve yeteneğe sahip, yemek servisi gibi alanlarda çalışanlar için daha konsantre hale geliyor. Bu, sektörlerdeki değişime uyum sağlayabilme yeteneğine sahip gençlerin gelecekte kariyer basamaklarını daha hızlı tırmanabileceğini gösteriyor. Prof. Dr. Autor, özellikle yüksek beceri gerektiren iş alanlarında ‘durumlara adapte olabilme’ becerisinin gelecekte büyük önem kazanacağını belirtiyor. Yani beklenmedik bir anda gelişen yeni bir duruma yanıt verebilme becerisi, ileriki yıllarda günümüzün gençlerinden daha beklenir hale gelecek.

 

4- Kültürlerarası yeterlilik

Birbirine bağlı bir dünyada, çalışanlar her nerede olursa olsun, üzerine düşen görevleri bir bariyere takılmadan sürdürmeli. Kültürlerarası yeterlilik becerisi, dil ve yeni şartlara ayak uydurma gibi alt becerilerden oluşuyor. 2020’lerde tüm sektörlerde kültürlerarası yeterlilik en önemli becerilerden biri olacak. Her geçen gün şirketler, çeşitliliği inovasyon için önemli bir itici güç olarak görüyor. Araştırmalar farklı yaş, beceri, disiplin, çalışma ve düşünme stillerine sahip insanların oluşturduğu çalışma gruplarının daha inovatif olduğunu gösteriyor. Bu nedenle şirketler için önümüzdeki 10 yılda ofislerde çeşitliliği sağlamak temel arayışlardan biri haline gelecek.

 

5- Sayısal düşünme

Sayısal düşünme belli sayıda veriyi özet bir içerik haline getirebilme ve veri temelli muhakeme yapabilme anlamına geliyor. Gelecek 10 yılda sayısal düşünme becerileri, gittikçe artan veri trafiğinde kendi yolumuzu bulmamıza yardımcı olacak. Bugün insan kaynakları departmanları, temel uygulama ve programları kullanmayı bilen başvuruları ön sıralara alıyor. Fakat gelecek 10 yılda sadece Microsoft Office programlarını kullanabilmek yeterli olmayacak. Bir zamandan sonra insan kaynakları, istatiksel analiz ve sayısal muhakeme yeteneklerinizi de CV’lerde görmek isteyecek.

 

6- Yeni medya okuryazarlığı

2020’lerde medya içeriklerini doğru değerlendirmek önem kazanacak. Ayrıca yeni medya formlarını iyi kullanabilen çalışanlar bir adım öne çıkacak. ‘Kullanıcı katkılı medya’nın patlamasıyla bugün sosyal medya hayatımızda önemli bir yer kaplıyor. Bu, önümüzdeki 10 yılda çalışma hayatında kendini daha çok hissettirecek. Artık durağan sunumlar tarihe karışacak. Şirketler çalışanlarından yeni medyanın sunduğu kaynakları etkili kullanmalarını bekler hale gelecek. Gelecek neslin çalışanları, video formlarını daha iyi okumanın yanı sıra iş dünyasında sunum gibi görevlerde daha etkili olacak. Şirketler kendi görsel bilgilerini rahat bir şekilde oluşturabilecek ve bunları sunabilecek profesyonellerle çalışmak isteyecek. Personelin sofistike yeteneklerini kullanarak, izleyicinin ilgisini yeni medya araçlarıyla çekebilme becerisi de önem kazanacak.

 

7- Disiplinlerarası hareket edebilme

Başta akademi olmak üzere, iş dünyasında da disiplinler birbirine daha çok yaklaşıyor. Alanlar arasındaki çizgiler birer birer yok oluyor. Yeni dallar doğarken, profesyonellerden birçok alanda bilgi sahibi olmanın yanı sıra analiz yapmaları da bekleniyor. Disiplinlerarası hareket edebilme becerisi size ilk bakışta akademik dünyayı hatırlatabilir. Ancak günümüzde iklim değişikliği ve aşırı nüfus artışı gibi problemler tek bir disiplinin çözebileceğinden çok daha karmaşık. 20’nci yüzyıl boyunca tek bir disipline odaklanmak çoğu zaman yeterli olurken, artık disiplinlerarası bir yaklaşım sahnenin ortasına geldi. Şimdiden nanoteknoloji, protein kimyası, biyokimya ve moleküler biyoloji gibi yeni alanların artık bilinir hale geldiğini görüyoruz. Bu, sektörlerde 21’inci yüzyılın başından beri büyük bir değişimi beraberinde getirdi. Artık bir biyolog matematiği, bir matematikçi de biyolojiyi anlayabilmeli. Gelecek 10 yılda ideal bir çalışanın ‘T-tipinde’ olması beklenecek. Yani geleceğin çalışanları en az bir alanda derinlemesine uzmanlaşırken, diğer alanlarda da bilgi sahibi olacak. 2020’lerde bu nedenle meraklı ve hayat boyu öğrenmeye yatkın insanlar ön plana çıkacak.

 

8- Bilişsel yüklenme yönetimi

Bu beceri kısaca önemli bilgileri ayırt etme ve çeşitli teknikler kullanarak bilişsel işlevlerimizi nasıl daha iyi hale getirebileceğimizi öğrenmeye işaret ediyor. Gün içerisinde birçok formatta sayısız bilgiye maruz kalıyoruz. 21’inci yüzyılda her geçen gün artan bilgi trafiğinde bizim için gerçekten neyin önemli olduğunu etkili bir şekilde ayırt etmemiz ve odaklanmamız gerekiyor. Önümüzdeki 10 yılda şirketler bunu yapabilecek gençlerle çalışmak isteyecek. Gelecek neslin çalışanları bilişsel aşırı yüklenme problemiyle baş başa kalmamak için kendi işe yarar yöntemlerini geliştirmeli. Örneğin sosyal medyada kullandığımız filtreler ya da gerçekten önemli bilgiler için sizi uyarabilecek uygulamalar daha da önem kazanacak. Yoğun bilgi akışında size uygun ve işe yarar bir bilgiyi ıskalamanız mümkün. Bugün finansal dünyada sürekli yağan bilgi akışını analiz ederek, dikkate değer bilgileri daha anlaşılabilir şekilde e-postayla müşterilere gönderen uygulamalar üzerinde çalışılıyor. Bu sayede içinden çıkılmaz bilgi yığınlarında iğneyi bulmak ve analiz etmek daha kolay bir hale geliyor. Geleceğin iş dünyasında aşırı yüklenme tehlikesinin tuzağına düşmeden, kendisi için en uygun bilgiyi, hızla edinebilen çalışanlar avantajlı.

 

9- Görsel işbirliği

Dünyanın başka bölgeleriyle iletişime geçmeyi kolaylaştıran teknolojiler, alışılageldik ‘çalışma ortamı’ kavramını değiştiriyor. Artık fiziksel sınırlar dünyanın herhangi bir yeriyle yapacağınız toplantı ve çalışmalar için ortadan kalkıyor. Fakat bu yeni görsel işbirliği, yeni becerilerle beraber geliyor. Öncelikle birbirinden dağınık halde olan grubun motive bir şekilde hareket edebilmesi için yeni stratejiler geliştirilmesi gerekiyor. Aslında bunun için online oyun dünyasından bazı etkili stratejiler ödünç alınabilir. Her gün milyarlarca insan birbiriyle online ortamlarda bir araya gelerek, bir oyunda ortak hedef çerçevesinde hareket ediyor. Bu esnada iletişimi sürdürürken, birlikte hedef doğrultusunda yeni stratejiler geliştiriyor. Gelecek 10 yılda bildiğimiz iş dünyası tahmin etmede zorlanacağımız oranda dönüşebilir. Bu nedenle kariyer basamaklarına hızlı tırmanmak isteyen gençler, görsel işbirliği becerilerini nasıl geliştirebileceklerine odaklanmalı.

 

10- Tasarım zihniyeti

Gelecek 10 yılda alışılageldik iş ortamlarının dışında, çalışan kendi iş alanlarını tasarlama hakkına sahip olabilecek. Güncel araştırmalar kendi çalışma ortamını tasarlamasına izin verilen personelin, zihinsel süreçlerde daha etkili olduğunu gösterdi. Ayrıca çalışanların psikolojik olarak daha huzurlu hissettikleri de tespit edildi. Önümüzdeki 10 yılda şirket ve kurumlar, çalışanlarından kendi iş alanlarını tasarlamalarını isteyebilir. Bu nedenle tasarım zihniyetine sahip ve kendi çalışma stilini tanıyanlar aranır hale gelecek.

 

Değişimin Arkasındaki 6 Neden


Peki, geleceğin iş dünyasındaki becerilerin şekillenmesini sağlayan altı önemli gelişme ne?


1- Yaşam süresinin artması: Yaşam süresi arttıkça kariyer beklentileri ve öğrenmenin alışılageldik doğası değişmeye zorlanıyor.

2- Akıllı makinelerin ve sistemlerin yükselişi: Otomasyon sektörlerin yapısını değiştiriyor. Buna göre yeni iş alanları doğuyor.

3- Sayısal dünya: Sensör ve programlanabilir sistemlerdeki uçsuz bucaksız gelişme potansiyeli, hemen her sektörde çalışanlarda aranılan becerileri belirliyor.

4- Yeni medya ekolojisi: Geleneksel medyanın bilinen becerilerinin dışında, herkesin medyaya katkı sunması bekleniyor. Artık metinlerin ötesine geçen bir okuryazarlık, çalışanlarda aranıyor.

5- Sürekli bağlantılı bir dünya: Artan iletişim olanakları ve organizasyonlar, bu çeşitliliğe uyum sağlamaya itiyor.

6- Sosyal teknolojiler: Sosyal medya platformları, yeni üretim formlarının ve değerlerinin doğmasını sağlıyor.

 

Kaynak: Hürriyet

Haberle İlgili Yorumlar

Yorum yapabilmek için Giriş yapmalısınız.

Giriş

Bu haber için yorum bulunmamaktadır. İlk yorumu yazan siz olabilirsiniz.